İncecikten bir kar yağar
Tozar Elif Elif deyi
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif deyi
Elif'in uğru nakışlı
Yavrı balaban bakışlı
Yayla çiçeği kokuşlu
Kokar Elif Elif deyi
Elif kaşlarını çatar
Gamzesi sineme batar
Ak elleri kalem tutar
Yazar Elif Elif deyi
Evlerinin önü çardak
Elif'in elinde bardak
Sanki yeşil başlı ördek
Yüzer Elif Elif deyi
Karac'oğlan eğmelerin
Gönül sevmez değmelerin
İliklenmiş düğmelerin
Çözer Elif Elif deyi
bütün halinde şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bütün halinde şiir etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
24 Mart 2009 Salı
Ömür boyu aşk
Dokuz aylık yoldan sefere geldim
Dünya denen yere indirdin beni
Koymadın bir zaman murad alayım
Geldiğime pişman ettirdin beni
Bunca vakit kucaklarda eğlendim
Eğlendim de çaputlara belendim
Bir zaman da beşiklerde sallandım
Anamın sütüne kandırdın beni
Peşine de deli gönül peşine
Değirmenler döner çeşmim yaşına
Varır varmaz on üç on dört yaşına
Kara sevdalara saldırdın beni
Yiğirmide boz bulanık sel idim
Otuzunda çevre yanım göl ettim
Kırk yaşımda hayrım şerrim tanıdım
Türlü sevdalara yeldirdin beni
Ellisinde yönüm yokuşa düştü
Altmışında hazır bildiğim geçti
Yetmişinde gayri tebdilim şaştı
Artık yavaş yavaş indirdin beni
Sekseninde kemiklerim ezildi
Doksanında beratçığım yazıldı
Yüz yaşadım kabirciğim kazıldı
Şol kara toprağa gönderdin beni
Karac'oğlan eydür yakıp yandırdın
Aşkın dolusunu verdin kandırdın
En sonra da Azrail'i gönderdin
Birden doğmamışa döndürdün beni
Dünya denen yere indirdin beni
Koymadın bir zaman murad alayım
Geldiğime pişman ettirdin beni
Bunca vakit kucaklarda eğlendim
Eğlendim de çaputlara belendim
Bir zaman da beşiklerde sallandım
Anamın sütüne kandırdın beni
Peşine de deli gönül peşine
Değirmenler döner çeşmim yaşına
Varır varmaz on üç on dört yaşına
Kara sevdalara saldırdın beni
Yiğirmide boz bulanık sel idim
Otuzunda çevre yanım göl ettim
Kırk yaşımda hayrım şerrim tanıdım
Türlü sevdalara yeldirdin beni
Ellisinde yönüm yokuşa düştü
Altmışında hazır bildiğim geçti
Yetmişinde gayri tebdilim şaştı
Artık yavaş yavaş indirdin beni
Sekseninde kemiklerim ezildi
Doksanında beratçığım yazıldı
Yüz yaşadım kabirciğim kazıldı
Şol kara toprağa gönderdin beni
Karac'oğlan eydür yakıp yandırdın
Aşkın dolusunu verdin kandırdın
En sonra da Azrail'i gönderdin
Birden doğmamışa döndürdün beni
İlleri var bizim il'e benzemez
İndim seyran ettim Firengistan'ı
İlleri var bizim il'e benzemez
Levin tutmuş goncaları açılmış
Gülleri var bizim güle benzemez
Göllerinde kuğuları yüzüşür
Meşesinde sığınları böğrüşür
Gezelleri şarkı söyler çağrışır
Dilleri var bizim dile benzemez
Seyr edüben gelir Karadeniz'i
Kanları yok sarı sarı benizi
Öğün etmiş kara etli domuzu
Dinleri var bizim dine benzemez
Akılları yoktur küfre uyarlar
İmanları yoktur cana kıyarlar
Başlarına siyah şapka giyerler
Beyleri var bizim beye benzemez
Karac'oğlan eydür dosta darılmaz
Hasta oldum hatırcığım sorulmaz
Vatan tutup bu yerlerde kalınmaz
İlleri var bizim il'e benzemez
İlleri var bizim il'e benzemez
Levin tutmuş goncaları açılmış
Gülleri var bizim güle benzemez
Göllerinde kuğuları yüzüşür
Meşesinde sığınları böğrüşür
Gezelleri şarkı söyler çağrışır
Dilleri var bizim dile benzemez
Seyr edüben gelir Karadeniz'i
Kanları yok sarı sarı benizi
Öğün etmiş kara etli domuzu
Dinleri var bizim dine benzemez
Akılları yoktur küfre uyarlar
İmanları yoktur cana kıyarlar
Başlarına siyah şapka giyerler
Beyleri var bizim beye benzemez
Karac'oğlan eydür dosta darılmaz
Hasta oldum hatırcığım sorulmaz
Vatan tutup bu yerlerde kalınmaz
İlleri var bizim il'e benzemez
23 Mart 2009 Pazartesi
Güleç yüze tatlı söze doyulmaz
Hazır ol vaktına Nemse Kralı
Yer götürmez asker ile geliyor
Patriklerin inmiş tahttan diyorlar
Bir halife kalmış o da geliyor
Yetmiş bin var siyah postal geyecek
Seksin bin var Allah Allah diyecek
Doksan bin var tatlı cana kıyacak
Yüz bini de Tatar Han'dan geliyor
Gelen Ahmet Paşam kendidir kendi
Altmış bin dalkılıç küsürü cündi
Kaçma kafir kaçma ölümün şimdi
Hacı Bektaş Veli kalkmış geliyor
Şevketli efendim sultanım vezir
Altmış bin kılıçlı yanında hazır
Deryalar yüzünde boz atlı Hızır
Benliboz'a binmiş o da geliyor
Karac'oğlan der ki burda durulmaz
Güleç yüze tatlı söze doyulmaz
Gökteki yıldızdan çoktur sayılmaz
Yedi iklim dört köşeden geliyor
Yer götürmez asker ile geliyor
Patriklerin inmiş tahttan diyorlar
Bir halife kalmış o da geliyor
Yetmiş bin var siyah postal geyecek
Seksin bin var Allah Allah diyecek
Doksan bin var tatlı cana kıyacak
Yüz bini de Tatar Han'dan geliyor
Gelen Ahmet Paşam kendidir kendi
Altmış bin dalkılıç küsürü cündi
Kaçma kafir kaçma ölümün şimdi
Hacı Bektaş Veli kalkmış geliyor
Şevketli efendim sultanım vezir
Altmış bin kılıçlı yanında hazır
Deryalar yüzünde boz atlı Hızır
Benliboz'a binmiş o da geliyor
Karac'oğlan der ki burda durulmaz
Güleç yüze tatlı söze doyulmaz
Gökteki yıldızdan çoktur sayılmaz
Yedi iklim dört köşeden geliyor
Kim var imiş biz burada yoğ iken
Şu yalan dünyaya geldim geleli
Tas tas içtim ağuları sağ iken
Kahpe felek vermez benim muradım
Viran oldum mor sümbüllü bağ iken
Aradılar bir tenhada buldular
Yaslandılar şıvgalarım kırdılar
Yaz bahar ayında bir od verdiler
Yandım gittim ala karlı dağ iken
Farımaz da deli gönlüm farımaz
Akar gözlerimin yaşı kurumaz
Şimden geri benim hükmüm yürümez
Azil oldum güzellere bey iken
Karac'oğlan der ki bakın geline
Ömrümün yarısı gitti talana
Sual eylen bizden evvel gelene
Kim var imiş biz burada yoğ iken
Tas tas içtim ağuları sağ iken
Kahpe felek vermez benim muradım
Viran oldum mor sümbüllü bağ iken
Aradılar bir tenhada buldular
Yaslandılar şıvgalarım kırdılar
Yaz bahar ayında bir od verdiler
Yandım gittim ala karlı dağ iken
Farımaz da deli gönlüm farımaz
Akar gözlerimin yaşı kurumaz
Şimden geri benim hükmüm yürümez
Azil oldum güzellere bey iken
Karac'oğlan der ki bakın geline
Ömrümün yarısı gitti talana
Sual eylen bizden evvel gelene
Kim var imiş biz burada yoğ iken
Gönül
Evvel sen de yücelerden uçardın
Şimdi inginlere indin mi gönül
Derya deniz dağ taş demez geçerdin
Karadan menzilin aldın mı gönül
Yiğitliğim elden gitti yel gibi
Damağımda tadı kaldı bal gibi
Hoyrat eli değmiş gonca gül gibi
Bozulmuş bağlara döndün mü gönül
Hasta oldun yastığını istersin
Kadir Mevla'm sağlığını göstersin
Cennet-i aladan bir köşk dilersin
Boynunun farzını kıldın mı gönül
Karac'oğlan der ki söyle sözünü
Hakk'a teslim eyle kendi özünü
Nas işine karalama yüzünü
Yolun doğrusunu buldun mu gönül
Şimdi inginlere indin mi gönül
Derya deniz dağ taş demez geçerdin
Karadan menzilin aldın mı gönül
Yiğitliğim elden gitti yel gibi
Damağımda tadı kaldı bal gibi
Hoyrat eli değmiş gonca gül gibi
Bozulmuş bağlara döndün mü gönül
Hasta oldun yastığını istersin
Kadir Mevla'm sağlığını göstersin
Cennet-i aladan bir köşk dilersin
Boynunun farzını kıldın mı gönül
Karac'oğlan der ki söyle sözünü
Hakk'a teslim eyle kendi özünü
Nas işine karalama yüzünü
Yolun doğrusunu buldun mu gönül
Sultan Murad
Sana derim ey Acem Şahı
Üstüne Mağrip'den asker geliyor
Tahtını yıkıp da mülkün almaya
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Otuz bindir hani meydan diyenler
Seksen bin de sarı postal giyenler
Doksan bini dahi serden geçenler
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Sultan Murad uluların ulusu
Hacı Bektaş velilerin velisi
Altmış bin de Urumeli delisi
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Genç Ali Paşa da bir ünlü vezir
Yetmiş bin mızraklı yanında hazır
Hak'tan imdad oldu yetişti Hızır
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Karac'oğlan der ki cenge doyulmaz
Can tatlıdır tatlı cana kıyılmaz
Ordusu yıldızdan çoktur sayılmaz
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Üstüne Mağrip'den asker geliyor
Tahtını yıkıp da mülkün almaya
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Otuz bindir hani meydan diyenler
Seksen bin de sarı postal giyenler
Doksan bini dahi serden geçenler
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Sultan Murad uluların ulusu
Hacı Bektaş velilerin velisi
Altmış bin de Urumeli delisi
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Genç Ali Paşa da bir ünlü vezir
Yetmiş bin mızraklı yanında hazır
Hak'tan imdad oldu yetişti Hızır
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Karac'oğlan der ki cenge doyulmaz
Can tatlıdır tatlı cana kıyılmaz
Ordusu yıldızdan çoktur sayılmaz
Sultan Murad kalkmış kendi geliyor
Bir güzel isterim yad el değmedik
Bir sofra isterim kimse sermedik
Bir yayla isterim kimse konmadık
Bir güzel isterim yad el değmedik
Ellenmiş de bellenmişi n'ideyim
Severim güzeli nice olursa
Boyu uzun beli ince olursa
Severim atımı dinççe olursa
Kovulmuşu yorulmuşu n'ideyim
Karac'oğlan der ki kolu kırarım
Nedir yüce dağlar size zararım
Ararsam pınarın gözün ararım
Bulanmış da durulmuşu n'ideyim
Bir yayla isterim kimse konmadık
Bir güzel isterim yad el değmedik
Ellenmiş de bellenmişi n'ideyim
Severim güzeli nice olursa
Boyu uzun beli ince olursa
Severim atımı dinççe olursa
Kovulmuşu yorulmuşu n'ideyim
Karac'oğlan der ki kolu kırarım
Nedir yüce dağlar size zararım
Ararsam pınarın gözün ararım
Bulanmış da durulmuşu n'ideyim
Yar dediğin demir kale
Her güzele gönül verme
Ya sevilir ya sevilmez
Gurbet ilde kıymatımız
Ya bilinir ya bilinmez
Karac'oğlan düşse yola
Hızır yardım etse bile
Yar dediğin demir kale
Ya alınır ya alınmaz
Ya sevilir ya sevilmez
Gurbet ilde kıymatımız
Ya bilinir ya bilinmez
Karac'oğlan düşse yola
Hızır yardım etse bile
Yar dediğin demir kale
Ya alınır ya alınmaz
Ben senin derdini çekemem gönül
Deli gönül gezer gezer gelirsin
Arı gibi her çiçekten alırsın
Nerde güzel görsen orda kalırsın
Ben senin derdini çekemem gönül
Santur mu istersin saz mı istersin
Ördek mi istersin kaz mı istersin
Tomurcuk memeli kız mı istersin
Ben senin derdini çekemem gönül
Çıkıp yücelere bakmak istersin
Coşkun sular gibi akmak istersin
Her güzelle yatıp kalkmak istersin
Ben senin derdini çekemem gönül
Karac'oğlan eydür okuyam yazam
Keleş değilim ki kervanlar bozam
Geyinsen kuşansam bir hoşça gezsem
Ben senin derdini çekemem gönül
Arı gibi her çiçekten alırsın
Nerde güzel görsen orda kalırsın
Ben senin derdini çekemem gönül
Santur mu istersin saz mı istersin
Ördek mi istersin kaz mı istersin
Tomurcuk memeli kız mı istersin
Ben senin derdini çekemem gönül
Çıkıp yücelere bakmak istersin
Coşkun sular gibi akmak istersin
Her güzelle yatıp kalkmak istersin
Ben senin derdini çekemem gönül
Karac'oğlan eydür okuyam yazam
Keleş değilim ki kervanlar bozam
Geyinsen kuşansam bir hoşça gezsem
Ben senin derdini çekemem gönül
Nasihat
Dinle sana bir nasihat edeyim
Hatırdan gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Anı yad illere açıcı olma
Mecliste arif ol kelamı dinle
İl iki söylerse sen birin söyle
Elinden geldikçe sen eylik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma
Dokunur hatıra kendisin bilmez
Asılzadelerden hiç kemlik gelmez
Sen eylik et de o zayi olmaz
Darılıp da başa kakıcı olma
İl ariftir yoklar senin bendini
Dağıtırlar tuzağını fendini
Alçaklarda otur gözet kendini
Katı yükseklerden uçucu olma
Muradım nasihat bunda söylemek
Size layık olan onu dinlemek
Sev seni seveni zay etme emek
Sevenin sözünden geçici olma
Karac'oğlan söyler sözün başarır
Aşkın deryasını boydan aşırır
Seni bir mecliste hacir düşürür
Kötülerle konup göçücü olma
Hatırdan gönülden geçici olma
Yiğidin başına bir iş gelince
Anı yad illere açıcı olma
Mecliste arif ol kelamı dinle
İl iki söylerse sen birin söyle
Elinden geldikçe sen eylik eyle
Hatıra dokunup yıkıcı olma
Dokunur hatıra kendisin bilmez
Asılzadelerden hiç kemlik gelmez
Sen eylik et de o zayi olmaz
Darılıp da başa kakıcı olma
İl ariftir yoklar senin bendini
Dağıtırlar tuzağını fendini
Alçaklarda otur gözet kendini
Katı yükseklerden uçucu olma
Muradım nasihat bunda söylemek
Size layık olan onu dinlemek
Sev seni seveni zay etme emek
Sevenin sözünden geçici olma
Karac'oğlan söyler sözün başarır
Aşkın deryasını boydan aşırır
Seni bir mecliste hacir düşürür
Kötülerle konup göçücü olma
Karacaoğlan ve Gelin
Karacaoğlan:
Suya giden allı gelin
Niçin böyle salınırsın
Gelin bir su ver içeyim
Gelin kimin gelinisin
Gelin:
Su değildir senin derdin
Görmek ise yeter gördün
Oğlan burda çokça durdun
Ağam gelir döğülürsün
Karacaoğlan:
Döğülürsem döğüleyim
Söğülürsem söğüleyim
Gelin sana kul olayım
Ölürüm kanlım olursun
Gelin:
Yaylalara göçmedin mi
Soğuk sular içmedin mi
Güzel görüp geçmedin mi
Beni görüp delirirsin
Karacaoğlan:
Türlü yaylayı görünce
Soğuk suları içince
Kocayıp vaktin geçince
Taşlar alır döğünürsün
Gelin:
Evlerinin önü solgan
Ağamı görürsen korkan
Telli perçemlisin oğlan
Ne dedim ki darılırsın
Karacaoğlan:
Karac'oğlan sana vurgun
Döşlerin alma'dan dolgun
Sevindirdin beni bugün
İnşallah cennet görürsün
Suya giden allı gelin
Niçin böyle salınırsın
Gelin bir su ver içeyim
Gelin kimin gelinisin
Gelin:
Su değildir senin derdin
Görmek ise yeter gördün
Oğlan burda çokça durdun
Ağam gelir döğülürsün
Karacaoğlan:
Döğülürsem döğüleyim
Söğülürsem söğüleyim
Gelin sana kul olayım
Ölürüm kanlım olursun
Gelin:
Yaylalara göçmedin mi
Soğuk sular içmedin mi
Güzel görüp geçmedin mi
Beni görüp delirirsin
Karacaoğlan:
Türlü yaylayı görünce
Soğuk suları içince
Kocayıp vaktin geçince
Taşlar alır döğünürsün
Gelin:
Evlerinin önü solgan
Ağamı görürsen korkan
Telli perçemlisin oğlan
Ne dedim ki darılırsın
Karacaoğlan:
Karac'oğlan sana vurgun
Döşlerin alma'dan dolgun
Sevindirdin beni bugün
İnşallah cennet görürsün
İl'e gidelim
Gönül ne gezersin sarp kayalarda
İniver aşağı yola gidelim
Bir güzel sevmeyle gönül eğlenmez
Gel güzeli bolca il'e gidelim
Koyuverin gitsin sefil baykuşu
Durmuyor akıyor gözümün yaşı
Kadir kıymat bilmez imiş her kişi
Kadirli kıymatlı il'e gidelim
Şahanı koyverin avını alsın
Yarenim yoldaşım yanıma gelsin
Şu garip illerde düşmanım ölsün
Emmili dayılı il'e gidelim
İniver aşağı yola gidelim
Bir güzel sevmeyle gönül eğlenmez
Gel güzeli bolca il'e gidelim
Koyuverin gitsin sefil baykuşu
Durmuyor akıyor gözümün yaşı
Kadir kıymat bilmez imiş her kişi
Kadirli kıymatlı il'e gidelim
Şahanı koyverin avını alsın
Yarenim yoldaşım yanıma gelsin
Şu garip illerde düşmanım ölsün
Emmili dayılı il'e gidelim
21 Aralık 2008 Pazar
Bir güzel sevmeyle gönül eğlenmez
Gönül ne gezersin sarp kayalarda
İniver aşağı yola gidelim
Bir güzel sevmeyle gönül eğlenmez
Gel güzeli bolca il'e gidelim
Koyuverin gitsin sefil baykuşu
Durmuyor akıyor gözümün yaşı
Kadir kıymat bilmez imiş her kişi
Kadirli kıymatlı il'e gidelim
Şahanı koyverin avını alsın
Yarenim yoldaşım yanıma gelsin
Şu garip illerde düşmanım ölsün
Emmili dayılı il'e gidelim
İniver aşağı yola gidelim
Bir güzel sevmeyle gönül eğlenmez
Gel güzeli bolca il'e gidelim
Koyuverin gitsin sefil baykuşu
Durmuyor akıyor gözümün yaşı
Kadir kıymat bilmez imiş her kişi
Kadirli kıymatlı il'e gidelim
Şahanı koyverin avını alsın
Yarenim yoldaşım yanıma gelsin
Şu garip illerde düşmanım ölsün
Emmili dayılı il'e gidelim
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)